Doğru ve etkili iletişim için güvenilir adres: Bilimsel temelli profesyonel destek

Ben Dil ve Konuşma Terapisti Eslem Desdicioğlu.
Akyazı’nın ilk Dil ve Konuşma Terapisti ve ilçede açılan ilk Dil ve Konuşma Terapisi ofisinin kurucusu olarak, çocuklar ve yetişkinlere yönelik terapi hizmeti sunmaktayım. Terapi sürecinde bilimsel ve kanıta dayalı yöntemler kullanarak bireylerin dil, konuşma ve iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefliyorum.
Her bireyin iletişim yolculuğunun kendine özgü olduğuna inanıyor ve terapi sürecini kişiye özel olarak planlıyorum. Amacım danışanlarımın iletişim becerilerini güçlendirerek yaşamın her alanında kendilerini doğru, etkili ve özgüvenle ifade edebilmelerine destek olmaktır.

Hizmetlerimiz

Gecikmiş Dil ve Konuşma
Konuşma Sesi Bozukluğu
Motor Konuşma Bozuklukları
Ses
Bozuklukları
Yarık Damak/Dudak Konuşma Bozuklukları
Disleksi - Konuşma Bozuklukları

Kekemelik

Hızlı Bozuk Konuşma
Down Sendromunda Dil ve Konuşma
Otizmde Dil ve Konuşma
Yaşa Göre Dil ve Konuşma Rehberi
Zihinsel Yetersizliklerde Dil ve Konuşma
İşitme Kaybına Bağlı
Dil ve Konuşma Problemleri
PROMPT
Yöntemi

Ses
Hijyeni

Sıkça Sorulan Sorular

Dil ve Konuşma Terapisine Kaç Yaşında Başlanabilir?

Dil ve konuşma terapisine başlama yaşı, çocuğun gelişimsel durumuna ve yaşanan zorluklara bağlı olarak değişebilir. Ancak genel olarak konuşma gecikmesi, ses bozukluğu veya kekemelik gibi belirtiler fark edildiği anda yaşa bakılmaksızın değerlendirme yapılmalı ve gerekiyorsa terapiye başlanmalıdır. Erken müdahale, terapi sürecinin daha kısa ve etkili olmasını sağlamaktadır.

Terapi süresi bireyin yaşına, bozukluğun türüne, şiddetine, bireysel farklılıklara ve ailenin iş birliğine göre değişiklik gösterebilir. Bazı durumlarda kısa süreli bir destek yeterli olabilirken, bazı bireylerde uzun süreli ve yoğun bir terapi süreci gerekebilir. Terapist, değerlendirme sonrasında bireye özel bir planlama yaparak süreci yönetmektedir.

Genellikle haftada bir seans planlanır. Ancak bazı vakalarda daha sık görüşme gerekebilir. Terapistler duruma ve kişiye özel planlama yapmaktadır.

Bazı seslerin kazanımı yaşla birlikte doğal olarak gelişebilir ancak konuşma sesi bozuklukları genellikle kendiliğinden düzelmez. Hatalı ses üretimi çocuğun iletişimini, kendine güvenini ve okul başarısını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle konuşma hataları fark edildiğinde, okul çağı beklenmeden bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması önemlidir. Erken müdahale, çocuğun doğru sesleri zamanında kazanmasına ve iletişim becerilerinin sağlıklı gelişimine katkı sağlamaktadır.

Hayır, dil ve konuşma terapisi yalnızca çocuklarla sınırlı değildir. Yetişkinlerde de afazi, dizartri, ses bozuklukları, kekemelik gibi birçok alanda terapi uygulanmaktadır. İnme, beyin travması, nörolojik hastalıklar veya ses kullanımına bağlı problemler yaşayan yetişkinler de dil ve konuşma terapistlerinden destek alabilir.

“R” sesi Türkçede üretimi en son kazanılan seslerden biri olsa da 4,5 yaş itibarıyla doğru üretilmesi beklenir. Bu yaşta hala “R” sesi yerine başka bir ses kullanılıyorsa ya da çocuğun konuşması başkaları tarafından zor anlaşılıyorsa, bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirme alınması gerekmektedir. Erken müdahale, yanlış ses üretiminin kalıcı hale gelmesini ve alışkanlığa dönüşmesini önlemek açısından oldukça önemlidir.

Kekemelik, zamanla artıp azalabilen ve dalgalı bir seyir izleyebilen bir konuşma bozukluğudur. Bazı dönemlerde çocuğun konuşması akıcı görünse de, takılmaların devam etmesi kekemeliğe işaret edebilir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, kekemeliğin ilerlemesini önlemek ve konuşma akıcılığını desteklemek açısından oldukça önemlidir.

Hayır. Kekemelik nörogelişimsel bir temele dayanır. Ancak stres, kekemeliğin şiddetini artırabilir. Bu nedenle hem terapi hem de uygun ebeveyn yaklaşımı oldukça önemlidir.

Çocuklarda uzun süreli ses kısıklığı, genellikle ses tellerindeki düzensiz kullanım veya nodül gibi yapısal bozukluklara işaret edebilir. Bu durum mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Evet. Terapinin başarısı, terapist kadar ailenin desteğine de bağlıdır. Ev ödevleri ve aileyle birlikte yapılan tekrarlar, kazanımın genellenmesini sağlamaktadır.

Ebeveynlerin çocuklarının gelişimiyle ilgili endişe duyması kadar zaman zaman bu endişeleri görmezden gelmeleri de oldukça doğaldır. “Bekleyelim, zamanla düzelir.” düşüncesi birçok aile tarafından benimsenebilir. Ancak dil ve konuşma gelişiminde erken müdahale çocuğun sosyal, duygusal ve akademik yaşamında büyük fark yaratır.

Çocuğunuzun konuşma becerileriyle ilgili bir tereddütünüz varsa, bu durumun uzman tarafından değerlendirilmesi gelişim sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Gerekli görülmediği takdirde terapiye başlanmaz ancak bir uzmanın rehberliğiyle süreci doğru zamanda yönetmek, olası gecikmelerin önüne geçmektedir.

Evet, erkek bireylerde ergenlik dönemi tamamlandıktan sonra sesin hâlâ çocukluk dönemindeki gibi ince tınıda kalması, “mutasyonel falsetto” (puberfoni) olarak adlandırılan bir ses bozukluğuna işaret edebilir. Bu durum yapısal değil, işlevseldir ve genellikle doğru teknikle yürütülen ses terapisi ile çözülebilir. Uygun bir değerlendirme sonrası bireye özel ses egzersizleriyle sesin yaşa ve cinsiyete uygun bir perdeye ulaşması sağlanabilir.

İnme geçiren bireylerde görülen konuşma bozuklukları edinilmiş dil bozukluklarıdır. Bu tür durumlarda dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılan detaylı bir değerlendirme sonrasında, bireyin ihtiyaçlarına uygun terapi planı hazırlanır. Terapi; konuşma, anlama, okuma, yazma, isimlendirme gibi dil becerilerinin yanı sıra, ağız-motor işlevleri ve iletişim stratejilerini de kapsayabilir. Amaç, bireyin günlük yaşamda iletişim kurma becerilerini yeniden kazanmasını desteklemektir.

İnme sonrası konuşma veya dil becerilerinde kayıplar yaşanıyorsa, terapiye mümkün olan en kısa sürede başlanması önerilir. Erken müdahale, beyindeki nöroplastisite sürecinden en verimli şekilde faydalanmayı sağlar. Hastane süreci tamamlandıktan sonra, bireyin genel sağlık durumu terapiye uygun hâle gelir gelmez bir dil ve konuşma terapisti ile değerlendirme yapılmalı ve terapi süreci başlatılmalıdır.

Evet, bazı durumlar için online terapi hizmeti sunulmaktadır. Ancak her konuşma bozukluğu için uygun olmayabilir. Uygunluk durumu bireysel değerlendirme sonucunda belirlenmektedir.

 

Yaşam Boyu İletişim
Sağlığında Dil ve
Konuşma Terapisi

Dil, konuşma, ses ve beslenme alanlarında; doğumdan yetişkinliğe ve hatta ileri yaş dönemine kadar karşılaşılabilecek güçlüklerin önlenmesi, takibi, değerlendirilmesi ve bu alanların desteklenmesine yönelik tüm çalışmalar dil ve konuşma terapisi kapsamında yer alır.

Bu süreçte, bireyin yaşadığı güçlükler ya da geliştirmek istediği alanlar doğrultusunda bireye özgü değerlendirme yapan ve kişiselleştirilmiş terapi programı oluşturan sağlık profesyoneli ise dil ve konuşma terapistidir.

Yazılar

Bilgi almak isteyeceğiniz konular